Milletvekili seçimleri başkanlık yarışının bir ön sözü olarak: Kıbrıslıların ruh hali neyi gösteriyor?

Noverna Analytics tarafından Politis gazetesi için yapılan yeni bir anket, Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki toplumsal ruh haline dair oldukça endişe verici ve aynı zamanda çarpıcı bir tablo çiziyor. Resmen milletvekili seçimlerinden söz edilse de seçmenlerin gözünde bu seçimler giderek daha büyük bir şeye, 2028 başkanlık seçimleri için bir tür genel provaya dönüşüyor.
İllüzyonsuz seçimler: Parlamento bir 'eleme turu' gibi
Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, seçim algısındaki kaymadır. Toplumun önemli bir kesimi için milletvekili seçimi kampanyası kendi başına bir değer olmaktan çıkıp, devletin en yüksek makamı için gelecekteki adayları değerlendirme aracına dönüşüyor.
Bu yaklaşım, seçmenlerin siyasi pragmatizminin ne kadar yüksek olduğunu gösterirken aynı zamanda mevcut siyasi sisteme olan güven eksikliğini de ortaya koyuyor. Seçim sonuçlarının sadece parlamentonun bileşimini belirlemekle kalmayıp, gelecekteki başkan adaylarının şansını 'meşrulaştırması veya baltalaması' bekleniyor.
Kıbrıs'taki siyasi liderler nasıl değerlendiriliyor?
Anket verileri adada ciddi bir güven eksikliği olduğunu ve potansiyel adayların hiçbirinin istikrarlı bir olumlu reyting sergilemediğini gösteriyor. Kişiler bazında tablo daha da çarpıcı:
- Nikos Hristodulidis — %30 olumlu, %60 olumsuz.
- Odiseas Mihailidis — %29'a karşı %54.
- Andreas Mavroyannis — %27'ye karşı %57.
- Annita Dimitriu — %26'ya karşı %64.
Averof Neofitu ve İrini Haralambidis gibi daha deneyimli veya tanınmış figürler bile aynı fenomenle karşı karşıya: Reddedilme oranları %60'ın üzerinde. Siyaset bilimciler bu durumu genellikle 'negatif konsolidasyon' olarak adlandırıyor; yani seçmenlerin birini desteklemekten ziyade herkese karşı güvensizlikte birleşmesi.
Parti liderleri: Eksiler daha da derin
Parti liderlerine yönelik değerlendirmeler daha da sert:
- Stefanos Stefanu — %17 olumlu, %72 olumsuz yorum;
- Hristos Hristu — %14'e karşı %77.
Araştırmanın yazarları bunu doğrudan 'yaygın bir siyasi kabul eksikliği' olarak nitelendiriyor. Diğer bir deyişle, güven krizi kişisel değil sistemsel bir karakter taşıyor.
Hükümet politikası: Her alanda düşük notlar
Memnuniyetsizlik hükümetin somut adımlarına da yansıyor. Hemen hemen tüm kilit alanlarda onay oranları düşük kalıyor: Şap hastalığıyla mücadele — sadece %24 onay; savunma politikası — %23; hayvancılık üreticilerine destek — önlemleri 'çok yeterli' bulanların oranı sadece %6.
Bu rakamlar sadece tekil kararların eleştirilmesine değil, genel olarak devlet yönetiminin etkisiz olduğu hissine işaret ediyor.
Kıbrıs sakinlerini endişelendiren ana riskler nelerdir?
Halk için ana endişe kaynağı ekonomik istikrarsızlık ve dış jeopolitik tehditler olmaya devam ediyor. Katılımcıların %72'si, bölgedeki gerginlikle (özellikle ABD, İsrail ve İran'ın dahil olduğu çatışma) bağlantılı olarak elektrik ve yakıt fiyatlarındaki artıştan dolayı güçlü endişe duyduklarını belirtti.
Diğer endişe faktörleri:
- Turizm — yaklaşık %40 endişeli;
- Göç akımları — yine yaklaşık %40.
İlginç bir şekilde yaş analizi önceliklerdeki farklılıkları gösteriyor: Yaşlı gruplar fiyatlar ve turizm konusunda daha fazla endişe duyarken, 55-64 yaş arası kişiler güvenlik konularında diğerlerinden daha fazla kaygı taşıyor.
Seçmen belirsizliği ve parçalanma
Seçmenlerin yaklaşık dörtte biri ya kararsız ya da oy kullanmama eğiliminde. Dikkat çekici olan nokta, bu kişilerin çoğunun daha önce geleneksel büyük partileri (DISY ve AKEL) desteklemiş olmasıdır. Bu durum, bu partilerin seçmen tabanının kademeli olarak aşınmasına işaret edebilir.
Parti dağılımı da istikrar vaat etmiyor:
- DISY ve AKEL kafa kafaya gidiyor;
- ELAM üçüncü sıradaki yerini sağlamlaştırıyor;
- Yeni ve küçük partiler konumlarını güçlendiriyor.
Parlamentonun parçalı kalması bekleniyor: Altı veya daha fazla parti temsil edilecek ve en büyük grubun sadece 13 civarında koltuk alabileceği öngörülüyor.
Sonuç olarak toplum çekim merkezsiz kalıyor
Anketten çıkan temel sonuç, Kıbrıs'ın net liderler ve istikrarlı bir toplumsal uzlaşı olmaksızın bir siyasi belirsizlik dönemine girdiğidir. Seçmenler siyasetçilere güvenmiyor, hükümetin icraatlarına şüpheyle bakıyor, ekonomi konusunda endişeli ve giderek daha fazla 'lehine' değil 'aleyhine' oy kullanıyor.
Bu koşullar altında adadaki milletvekili seçimleri gerçekten de sadece bir başka seçim döngüsü değil, önemli bir gösterge haline geliyor: Ülkede yeni bir siyasi çekim merkezi veya tartışmasız bir lider mi doğacak yoksa güven krizi 2028'e kadar daha da mı derinleşecek?
Kısa özet:
- Milletvekili seçimleri, 2028 başkanlık yarışı için bir prova olarak algılanıyor.
- Tüm önde gelen siyasetçilerin antipati oranı, destek oranından daha yüksek.
- Halkın endişesinin ana odağı enerji fiyatları ve dış güvenlik.
- Seçmen parçalanması ve geleneksel partilere (DISY, AKEL) olan güvensizlik artıyor.
Ayrıca ilginizi çekebilir:
- Larnaka yetkilileri yazın su kesintilerinden kaçınmayı umuyor
- Caribbean Princess kruvaziyer gemisinde 100'den fazla kişi norovirüs kaptı
- Lefkoşa ara bölgesinde yeni yangın çıktı
- Baf bölgesindeki yangın erken tespit sistemi sayesinde hızla kontrol altına alındı
- Kıbrıs, Avrupa Günü'nü geniş çaplı etkinlikler ve bir milyar kişilik kitleye yönelik konserle kutlayacak

